• Cancel
    Filter
  • Auction Rules
Filter

Online "Live" Auction / Old Rare Book, Photograph, Ephemera, Postal History, Object, Map, Engraving and Postcard

- You can place bids to all items in our auction until 21 March, Sunday 13:00 (GMT +3)
- At 13.05, Please click "LIVE" button on the home page and wait for a moment
- This page will automatically be active and "Online Live Auction" will start at 13.05 and each item will be sold with 15 second intervals
- During the last 5 seconds of this ongoing process, if any item is given a bid, the ending time will be automatically be increased for another 5 seconds.

Lot: 11 » Old Book

Signed by author

1918 Posten auf ewiger Wache by Paul Leverkuehn (Yazarından imzalı) Erzurum’da konsolosluk yapan daha sonra hitlerin yakınında yer alan Max von Scheubner-Richterin anılarının anlatıldığı 224 sayfalık bu kitap 26 resim ve 3 harita içermektedir. 21x13 cm.

Kitaptan alıntı: Almanya, Doğu’ya, özellikle Doğu’nun merkezi konumunda bulunan Erzurum’a, askeri ve politik misyonla seçkin kişilerden oluşan görevliler göndermeye devam etmekteydi. Nitekim sonradan Scheubner’in yerine Erzurum Konsolosluğu’na atanan Almanya’nın savaştan önceki Tiflis Konsolosu Graf von Schulenburg’un başkanlığındaki heyette yer alan ve Scheubner-Richter’in anılarını kaleme alan Paul Leverkuehn’in Küçük Asya seyahati izlenimlerinde Erzurum ayrı bir yer tutmaktadır: “İstanbul’dan başlayan yolculuğumuz devam ediyordu ve mavi yüksekliklerle kucaklaşan Erzincan şehri bizi selamlıyordu. Artık Erzurum bizden uzak değildi.Yüksek dağlar arasındaki derin vadilerden vahşice ve güzel, bereketli çayırlar üzerinden sessizce akan Fırat boyunca ilerliyorduk. Sonuçta Erzurum Kalesi’ni ilk gördüğümüzde nefeslerimizi tuttuk: Dünyanın en yüksek tepesi! “Scheubner, Üsteğmen Stange ve öteki Alman subayları ile birlikte bizi karşıladığında vakit öğleyi gösteriyordu. Biz 6 Ağustos’u not düşüyorduk. İstanbul’u Temmuz ortalarında terketmiştik.“Erzurum tahminen iki bin metre yükseklikteki uzun alana yayılmış yüksek bir platonun doğu sınırındaydı. Üç tarafı, ortalama üç bin metre yükseklikteki dağ sırasıyla çevrilmişti. Şehir, etkileyici, parlak bir dağ manzarası sunuyordu. Fakat bulunduğu yer dışında bütünüyle Asyatik, kutu gibi taş yığınları arasında düz damlarıyla cazibesi azdı. O halde güzelliği keşfetmek için steplere doğru açılmalıydık. Oradan bakıldığında dik başlı dağların önünde konumlanmış şehir, ötesinde mavilikler ve sıradağlar, sarı buğday tarlaları altında kaybolmuş Erzurum yaylaları bulunuyordu.”

Details

Starting Bid: 1.000 TL

previous
Go to Page: / 17
next